26 Haziran 2008 Perşembe

MİNİK KURABİYELER

Bu kurabiyeleri yapalı bayağı oldu aslında ama bloga henüz koyamamıştım. Kızımla birlikte yaptık.
Migros'da alışveriş yaparken Nehir her zamanki gibi dergileri incelerken bir çocuk dergisinin içinde oyun hamuru kalıplarını görünce üzerine atladı ve mecburen aldık tabi. Biraz da kendimi düşünüyordum açıkcası alırken :P Kalıplar minik minik ve tavşan-kuş-ağaçtan oluşuyor.

Gel senle kurabiye yapalım bunlarla dedim, kalıpları hamura kızım bastırdı, pişirdik ve soğuyunca ablamın getirdiği yazı boyalarıyla süsledik, daha doğrusu Nehir süsledi ben eli kaymasın diye destek oldum.

Resimde üstte görünen tüpler jel gıda boyaları, onları şeker hamuru renklendirirken kullanıyorum, mesela solmaz hemşire pastasının mavisini ve ten rengini (azıcık kırmızı ve çok az sarıyı karıştırarak) bu boyalarla yaptım.
Alttakiler ise yazı veya motif için kullanılan ve Türkçe'ye çevrilince "şeker yazısı" anlamına gelen tüp boyalar. Çok işime yarıyor bunlar, pastanın üzerine birşey yazacağım zaman özellikle. Çünkü hala harf kalıbım yok o yüzden şeker hamuruyla yazı yazamıyorum maalesef.

Kurabiye'nin tarifini vermiyorum çünkü hep aynı tarifi kullanıyorum. Pembeli kurabiyeler yazısındaki tarif :)

_Saniye_

13 Haziran 2008 Cuma

SOLMAZ HEMŞİRE PASTASI :)

Dün kuzenim Solmaz'ın doğumgünüydü. Ona bu pastayı süpriz olarak hazırladım. Kendisi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi kadın doğum bölümünde hemşire, o yüzden pastada kucağında yeni doğmuş bir bebek var :)
İnsan figürünü hala istediğim gibi yapamıyorum maalesef, daha güzel bir pasta yapmaktı niyetim ama bu pasta çıktı ortaya. Ama Solmaz'ı mutlu etmeye yetti, amacım da buydu zaten :)

İlk defa fındık krokanlı yapıyorum bir pastayı ve bence çok güzel bir tat veriyor, bundan sonra sık sık kullanacağım krokanı.
Bir de yeni aldığım kalıba değinmek istiyorum. Kaiser'in ayarlamalı kalıbı, harika birşey, keşke daha önce keşfetseymişim diyorum. 16 cm den 32 cm' e kadar büyüyor. Yani tek kalıpla çeşitli büyüklüklerde pandispanya yapabiliyorum artık. Pasta yapmaya meraklı olanlara tavsiye ederim :)

_Saniye_

BABALAR GÜNÜ....


Babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur. Bu harika.
İnsan babası ölünce büyüyor çünkü. Yalnız başına kalıyorsunuz o zaman artık.
Çocukken her şeyi bilen, herkesten güçlü olan babamız biz büyüdükçe küçülüyor. Zamanını tamamlamış ve geçmişte kalmış bir yaşlı olarak kendi köşesinden bize bakıyor. Uzakta olsa da, bize dokunamasa da...
Usandıracak kadar ayrıntılı sorularla hayatı öğrendiğimiz, her şeyi bilen babamızın sorularıysa biz büyüdükçe artık bize sıkıcı gelmeye başlıyor. Müdahale etmese, soru sormasa ne iyi olur dediğimiz zamanlar çok oluyor artık. Biz ondan daha iyi biliyoruz ya her şeyi. Zaman artık onun zamanı değil ya... Teknoloji gelişti ya... Her şey değişti ya...
Oysa ne zaman ki babanızı kaybediyorsunuz, işte o zaman gerçekten büyüyorsunuz.
Çünkü çınarın gölgesi yok artık üzerinizde. Sizi fark etmediğiniz halde yağmurdan, güneşten koruyormuş meğer o gölge.
Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz, sizinde gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor ama o gölgeyi çok arıyorsunuz.
Babanız öldüğünde büyüyorsunuz.
Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarını duyacağınız, takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz, korkacağınız bir babanız yoksa büyüyorsunuz.
Yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz, her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık...
Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen, sırtınızı dayadığınız çınar ağacınız yoksa artık...
Büyüyorsunuz o zaman işte. Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.

Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur.

(Bana mail olarak gelmişti bu yazı Firuz'dan. Kim yazdı bilmiyorum ama o kadar güzel ifade etmiş ki babasızlığı, benim gibi babalar gününü babasız geçirenlere armağan ediyorum... ) _Saniye_

12 Haziran 2008 Perşembe

ETİMEKLİ PROFİTEROL









(ilk şekli üsteki tupperware'in soğuk pastalar için olan kalıbında yaptım kek kalıbı zannedilmesin,kek kalıbına yapışabilir:)



İşte uzun zamandır yazılmayı bekleyen tariflerden biri:) İlk diyalog yemeklerinde rastlamıştım bu pastaya ,profiterole olan aşırı ilgimden dolayı kalkıp hemen yaptım o gün.Sonraki günlerdede sık sık çeşitli şekillerde denemeler yaptım.Hepsi birbirinden lezzetliydi.Benim bir tarif defterim var ve oraya çok beğendiğim ve sık yaptığım tarifleri yazarım; bu pasta tarif defterimde yerini aldı bile:) Bazen taktılır kalırım bazı şeylere bu yemek olur ,pasta olur,kıyafet olur;huyumdur ;sanırım bu pastayada takıldım habire yaparım artık :)


Gelelim tarife;



muhallebi için:


1 kilo süt


1 bardak şeker


1 bardak un


1 paket vanilya


1 paket etimek


1 kaşık margarin(pişince)





1 bardak süt(krem şanti için)


2,5 bardak süt(çik. sos için)


krem şanti


çikolatalı sos



tüm malzemeyi karıştırıp pişirelim.


Muhallebiyi ocaktan alalım ve ara ara karıştırarak ılıtalım


1 paket krem şantiyi süt ile çırpın


1 paket dr oetker çikolata sosunu tarifindeki gibi pişirip soğumaya bırakın


ılıyan muhallebinin içerisine krem şantiyi katın ve 1 paket etimeği 4 e kırarak muhallebili krem şantili karışıma ekleyip iyice karıştırın.


alt kısmını ıslattığınız borcama yada herhangi bir kalıba bu karışımı dökün,üzerine çikolata sosunu yayın ve buzdolabında 1-2 saat bekletin.Soğudukça ve durdukça dahada güzelleşiyor. _Firuz_




4 Haziran 2008 Çarşamba

NEHİR'İN 4. YAŞGÜNÜ

1 Haziran Nehir'imin doğumgünüydü. Pazara denk geldiği için kreşteki kutlama dün yapıldı. Aylardır doğumgünü pastasını hayal edip duruyordu, ona barbi bebekli pasta sözüm vardı.Pastayı yaptım ve resimlere de yansıdığı gibi öyle çok sevindi ki, öyle hayran kaldı ki pastayı, iyiki de palyaço pastadan vazgeçmişim diyorum. Resimdeki bayan Nehir'in çok ama çok sevdiği Çiğdem Öğretmen. O ve yardımcısı Meltem de pastamı çok beğenince tamamen içime sindi :) (Kafamda canlandırdığım pasta daha güzeldi çünkü aslında) Aslında dikdörtgen olan pasta iki katı büyüklüğünde olacaktı ve barbili pastayı onun üstüne koyacaktım, ancak nedense son anda korktum. Acaba ağır gelir de alttaki pastayı ezer mi diye düşündüm ve büyük dikdörtgeni ortadan bölüp üstüste koydum, barbiliyi ise yan tarafa :)

Bebeğin kendi bluzu da güzeldi aslında ,üstelik pembeydi, ama kendim giydirmek istedim onu :) Eteği sade oldu farkındayım, ama eteğini süslemek için yapmak istediğim minik çiçekler için kalıbım yoktu maalesef. Bu pasta için uygun kalıbım yoktu, ama pasta malzemecisinde öyle bi kalıp buldumki 16cm den 32 cm e kadar büyüyor, ayarlı yani, hemen aldım onun da resmini ekleyeceğim yakında.

Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur

MONTAİGNE