28 Aralık 2008 Pazar

HÜZÜN..


''ben annemin nazlı ceylanı, koklamaya kıyamadığı gül goncasıydım. Ona sorsan ben tahtımda oturup, başımdaki tacı düşürmeden taşımaktan başka hiçbir şey yapmadan yaşamalı, sarayımdaki hizmetkarlara emirler yağdırmalıydım. Çünkü ben annemin güzel gözlü, minik prensesiydim.Oysa rollerimizi annemiz değil, hayat belirliyordu.Sitemim, serzenişim yok kimselere. Şikayet de değil. Belki bir iç döküş. Bu gün nedense içim darlandı biraz. Yorulduğumu hissettim sanki. Yüküm sanki biraz daha ağır geldi bugün. Sanki omuzlarımda dünyanın tasası, hayat çok üzerime geldi bu gün.''(http://fikriminincegulleri.blogspot.com/ sıtesınden alıntıdır)


( henüz sıte sahıbının adına bakma fırsatı bulamadım o kadar güzel kalemı var kı saatlerce bırakamadım ;okumadığım bırşeyler kaldımı acaba dıye kontrol etmelıyım:)sıte ve özellıkle üst paragraftakı yazı; hüzün kokan bır günün ardından ılaç gıbımı geldı ;yoksa deştıkçe deştımı bırşeylerı tam çözemedım ama sankı günümün mana ve ehemmıyetı açısından ;tam damardan dıye tabır ettığımız yazılardan.Bu harıka sıteyı sızlerle paylaşmak ıstedım._Fıruz_

4 Aralık 2008 Perşembe

PAMUĞUM

NE KADAR ZORMUŞ;SENIN O MINIK KALP ATIŞLARININ BANA HISSETTIRDIKLERINI KELIMELERE DÖKMEK(10 HAZIRAN 2007)
BUGÜN ILK KIPIRDANIŞINI HISSETTIĞIMDE KALBIM YERINDEN ÇIKACAK SANDIM,ÇEVREMDEKILER ''AYYY'' DEYIŞIME ŞAŞKIN ŞAŞKIN BAKTILAR ,ITIRAF EDIYORUM ÇOK KORKUTTUN BENI !(EKIM2007)
HEP ORDA KAL YADA HEMEN GEL . YINE KARARSIZLIK SORUNSALIM DEPREŞTI SANIRIM! NEYSE DUYMAMIŞINDIR UMARIM :)(ARALIK 2007)
SENIN HUZURUN SAĞLIĞIN IÇIN YÜZÜMDE SAÇMA SAPAN BIR GÜLÜMSEMEYLE DOLANIYORUM ORTALIKTA; KENDIMIMI KANDIRIYORUM ACABA,PEK DUYGUSALIM BU GÜNLERDE AĞLAMAM GEREK AMA; YA SENDE ÜZÜLÜRSEN…:( (OCAK 2008)
EVET GELIYOSUN IŞTE
GELIP HAYATIMIZIN TAM ORTASINA KURULACAKSIN
ANNELIK ÜTOPIK BIR OLAYMIŞ ZOR ZANAATMIŞ ÖYLE SÖYLÜYOLAR
ÇOK ÇALIŞTIM NOTLAR ALDIM KIYIYA KÖŞEYE,BÜYÜK TEMIZLIK VARDI 9 AY BOYU;EVIMI,ÇEVREMDEKILERI, RUHUMU TEMIZLEDIM ;ZERRE KÖTÜLÜK BULAŞMASIN SANA DIYE;UMARIM BEĞENIRSIN BENI; BU SAF HALİNLE…(12 ŞUBAT GECESI)
VE IŞTE KOLLARIMDASIN ....KELIMELER TÜKENDI..........(13 ŞUBAT2008)
HUZURUN SENIN KOKUNDA SAKLI OLDUĞUNU BILSEYDIM BU KADAR BEKLERMIYDIM..

1 Aralık 2008 Pazartesi

"PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ 31.HAFTA " ACI FINDIK KURABİYESİ:)


( Kurabıyelerım her ne kadar etkınlık ıçın hazırlanmasada; yakışacağını düşünüp bızde bu güzellıkte yerımızı alalım dedık.Etkınlığe buradan ulaşabılırsınız: http://capankizimutfakta.blogspot.com/ )

Yanlış yazdım sanmayın acı badem değil,acı fındık kurabıyesı:)Arkadaşım Aslı'nın uzun zamandır yapalım şu tarifi dediği ve sonucunda pek beğenilen mis gibi fındık kokan bır kurabıye bu.Yenı favorımız acı fındık kurabıyesı; ''beğenılen tarıfler defterımde'' yerını aldı bıle:)
Aynı acı badem kurabıyesı kıvamında oluyor.Gelelim tarife ;
200 gr şeker
250 gr fındık tozu(fındık unu dıye satılıyo sanırım)
2 yumurta
1 y.kaşığı kakao

bütün malzemeyı karıştırıp yuvarlıyoruz ve şekere buluyoruz.180 derecede 10-15 dk pışırıyoruz.
Tarıfte kabartma tozu ve yağ yok unuttum sanılmasın._Firuz_

21 Kasım 2008 Cuma

FELLAH KÖFTESİ



Malzemeler:

-1 çorba kasesi ince bulgur (düğürcük)
-1 adet soğan
-1 tatlı kaşığı salça
-tuz
-Aldığı kadar un

Sos için:

-1 yemek kaşığı domates salçası
-1 yemek kaşığı biber salçası
-2-3 diş sarımsak
-Maydanoz
-Zeytinyağı

Büyükçe bir kaba bulguru koyup üzerine kaynar su döküyoruz, üzerini tam örtecek kadar. Bulgur suyu içine çekip hafifçe şiştiğinde, ince doğranmış soğanı, salçayı ve tuzu ekliyoruz, yarım su bardağı kadar un ekliyoruz ve yoğuruyoruz. Şekil vermeye yetecek kıvama gelene kadar yoğurdukça azar azar un ekliyoruz. Minik yassı köfteler oluşturup üstlerine parmağımızla bastırıyoruz, fellah köftesi şekli veriyoruz yani :) Bir tencerede köfteleri haşlıyoruz.
Diğer taraftan sosumuzu hazırlıyoruz. Bir tavada salçayı zeytinyağında kavuruyoruz, incecik kıyılmış sarımsakları ekliyoruz. Biraz su ekliyoruz. Sos hazır olduğunda doğranmış maydanozu katıp ocağı kapatıyoruz.
Haşlanan köftelerin suyunu süzüp sosla karıştırıyoruz.

14 Ekim 2008 Salı

ELBASAN TAVA







Yıllardır yemek sitelerinde resimlerini görüp iç geçirdiğim bir yemeği nihayet soframla ve midemle buluşturdum:) Anlatılmaz güzellikte bir lezzet ,tam eşimin ve benim yemek zevkimize hitab eden bir karışım.Pek düzgün servis edemedim her zamanki gibi zamanla yarışıyodum :)Neyse fazla uzatmadan tarife geçeyim;


500 gr kuzu kuşbaşı


3 adet havuç


2 adet küçük boy patates


2 adet küçük yada 1 büyük soğan


bezelye(evde yoktu eklemedim ama bir dahaki sefere ekliyeceğim)


baharat




sosu:1 su bardağı yoğurt


3 kaşık un


2 yumurta


üzeri için kaşar peyniri dilimleri




Eti haşlıyoruz.Tavada soğanları kavurup süzdüğümüz eti ilave ediyoruz.Havuç ve patatesi ekleyip biraz çeviriyoruz.Eti haşladığımız suyu tavaya malzemeleri bir parmak geçecek şekiilde döküyoruz,haşlanmış bezelyeyi, tuzunu karabiberni katıp havuç patates yumşayana kadar pişiriyoruz.Ocağı kapatıp sebzeli eti suyunu( eğer varsa)süzüp borcam yada fırın kabına alıyoruz.Başka bir kapta yoğurt ,un ve yumurtayı çırpıp fırın kabındaki etl sebzenin üzerine döküyoruz.En üst kısıma kaşar dilimlerini dizip 175 derecede kaşarlar kızarana kadar pişiriyoruz._Firuz_


6 Ekim 2008 Pazartesi

YOĞURTLU KÖFTE




Ablamla beraber sık sık yaptığımız bir yemek bu ;hazır kızımda uyumuşken yazayım hemen.Tek kelimeyle harika bir lezzet ,yoğurt salçalı sos ikilisinin yakışmadığı bir yemek yoktur heralde...

köftesi:

yarım kilo kıyma

yaklaşık yarım su bardağı un(az az ilave edin sert olacağını düşünürsenz hepsini katmayın)

1 adet büyük soğan (rondodan geçiriyorum, suyunu süzüyorum)

1 yumurta

2 kaşık yoğurt

karabiber

kırmızı toz biber

tuz


sos için:1 kaşık domates salçası,yaklaşık 1 bardak su(ölçüsünü tamamen salladım hiç ölçmedim :)

tereyağ


sarımsaklı yoğurt


köfte malzemelerini yoğurup ince uzun inegöl köfte tarzı şekil veriyoruz ve kızartıyoruz( benim köfteler tombul köfte oldu iftara yetişmek üzere yuvarlandı)

sosu pişiriyoruz ve servis yapmak üzere tabağa aldığımız köftenin üzerine biraz sos döküyoruz.Sosun üzerine sarımsaklı yoğurt döküyoruz ,en üst kısmada tekrar sos döküp afiyetle yiyoruz.Eğer benim gibi bol soslu seviyorsanız resimde görüldüğü üzere sulu yemek gibi yiyebilirsiniz:)_Firuz_










24 Eylül 2008 Çarşamba

MİM

Sinoşumuz bizi mimlemiş hemen ben kendi adıma yazayım ;


İsminiz? Saniye
Nerelisiniz? Ürgüp
Yaşadığınız Yer? Kayseri
Mesleğiniz? Mimar
Hobileriniz? Puzzle yapmak, kitap okumak, maket yapmak, pasta ve kurabiye yapmak :)
Evli misiniz? Evet
Kaç çocuğunuz var? Bir kızım var
En sevdiğiniz yemek? Pizza, mantı, brokoli....
Sevdiğiniz müzik türü? Ruh halime göre değişir :) Caz ve heavy metal dışında hemen hemen her türü dinleyebilirim
Nerelere gitmek istersiniz? Mekke-Medine, Mısır, İtalya (Roma-Venedik), İspanya (İbiza) , Mardin.... :)

16 Eylül 2008 Salı

SEVGİLİ SULU KÖFTEM:)


ayy ne fena çıkmış resim şimdi farkettim:) iftara yetişmeye çalışan bu acemi fotocuyu affedersiniz umarım:P
gelelim yemeğin ismine:)Ben tam anlamıyla sulu köfte delisiyim diiyebilirim(o nedenle adı sevgili sulu köftem)Issız bir adada yanıma alacağım üç şeyden biri sulu köftem ;biri mantı ;diğeride pc olabilir:)bol bol yer yazarım size oralardan artık:P ayy pek geyik oldu bu yazı ama sanırım sinirlerim yıprandı; bugünlerde kendimi iyi hissetmiyorum işi geyiğe vurdum.Kızım biraz rahatsız onun stresini atmak için oturdum pc başına;fırsat bu fırsat dedim;birde sanişimin 'firuz kız uyurken bari yaz '' gazıyla yazmaya başladım.
gelelim tarife;
köfte malzemeleri:
250 gr kıyma
1 yumurta
1 soğan
1/2çay bardağı pirinç
bir tutam maydonoz(bir tutam ne demekse artık !!sırf ölçü vermiş olmak çin yazdım ;sinem korkusu:P
baharat(karabiber,çok az kimyon yada köri,tuz)
sosu ve sebzeleri:
1 büyük patates
2-3 adet havuç
2-3 bardak su
nane
sosu:
1 bardak yoğurt
1 yumurta
köfte malzemelerini yoğurun(soğan ve maydonozu çok minik doğrayın) ve unlu tepsiye minik yuvarlaklar yaparak koyun.Tepsiyii sallayın ve köftelerin her yeri unlansın
tencerede havuç ve patatesleri yağda biraz kavurun; suyu ekleyip;sebzeler pişmeye yakın tuz atın ve köfteleri ilave edin ve pişirin
pişmeye yakın yoğurtla yumurtayı çırpın ve sulu köfteli karışıma ekleyin.Bir taşım kaynatın ve ocaktan alın
tavada tereyağını kokusu çıkana kadar ısıtın ve içine nane katın;dilerseniiz servis yaparken dilerseniz tencereye katabilirsiniz._Firuz_

13 Eylül 2008 Cumartesi

FIRIN POŞETİNDE TÜRLÜ




Aylardır evde duran ve kullanılmayı bekleyen fırın poşetlerini nihayet değerlendirdim :)
Türlüyü çok severim, bol çeşitli olursa daha çok severim, ama bu defa havuç ve taze fasulye eklemeden yaptım.
Fırın poşetinde lezzeti nasıl olur acaba diye endişelendim pişerken, ama çok güzel oldu. :)






Malzemeler:
- 2 adet küçük boy patlıcan
- 1 adet kabak
- 2 adet domates
- 2 adet orta-küçük patates
- 1 adet kuru soğan
- 500 gr kuşbaşı et

- 1 tatlı kaşığı salça (biber salçası kullandım)
- kekik
- tuz
- karabiber
- pul biber
- zeytinyağı


Sebzeleri küp küp doğradıktan sonra baharatları ve zeytinyağını ekleyip iyice karıştırıp fırın poşetine dolduruyoruz. Poşetin ağzını sıkıca bağladıktan sonra 5-6 yerden iğneyle delikler açıyoruz ve fırın tepsisine ya da herhangi bir fırın kabının içerisine yerleştiriyoruz (deliklerden dolayı yemeğin suyu sızabilir o yüzden) .
210 derecede yaklaşık 1 saat pişiriyoruz... _Saniye_

6 Eylül 2008 Cumartesi

TEYZEMİN BÖREKLERİ




Teyzecim tatile geldiklerinde yapmıştı börekleri .Çok severim saç böreğini ama teyzemin yaptıkları iç malzemesindenmi yoksa elinin değmesindenmi bilemiycem ama pek lezzetli olur.Aslında baya oldu bu börekleri yapalı;unutmuşum,makinayı kurcalarken buldum.Ellerine sağlık canım teyzem (yaptığın o leziz pizza var sırada)
hamuru için un,su,tuz ve çok az mayayı yoğuruyoruz
iç malzemeleri:kıyma,soğan,yeşil biber,sarımsak,biber salçası,domates salçası ve baharatlar
soğan,biber ve sarımsağı rondodan geçiriyoruz
kıymayı ocakta çeviriyoruz biraz ve içine soğan ,biber sarımsak karışımını katıyoruz
kıymalı karışım pişmeye yakın salçaları ve baharatları katıyoruz
biraz çevirip alıyoruz ocaktan
hamurları küçük parçalara ayırıp oklavayla tabaktan biraz büyük açıyoruz
içimizi koyup kapatıyoruz ve teflon tavada pişiriyoruz._Firuz_

4 Eylül 2008 Perşembe

2 FAALİYET :)

Faaliyetlerimiz devam ediyor :) Geçen haftasonu bu civcivi yaptık, ondan önceki hafta da kurbacığı yapmıştık.
Civciv için babaannemizden sarı renk artmış yün ip aldık. Bir kolinin kenarından kestiğim parçanın üstüne bardakla bir daire çizdim, kestim ve ortasına da daha küçük bir daire şeklinde delik açtım. İpi delik kapanana kadar bu delikten geçirdim. Bu işlemi aslında Nehir yapmalıydı ama benim yapmam için ısrar etti :)
Kenardan makasla daire boyunca ipleri kestim. Tam ortadan bir iple düğüm attım.
Sonra kartonu çıkarabilmek için bir tarafından makasla kestim ve çıkardım. Ortaya bir ponpon çıktı. Aynı işlemleri daha küçük bir bardakla çizdiğim daireyi şablon olarak kullanarak tekrar yaptım. Küçük ponponu büyük ponponun üstüne yapıştırdım.
Son olarak civcivin gagası ve gözü için renkli kartonlardan minik parçalar kesip yapıştırdık :)



Kurbağa için internetten şablon indirdim ( http://www.kidsweb.de/basteln/frosch_aus_papprolle/frosch_bastelvorlage.pdf )Nehir onları yeşile boyadı, bende bu arada tuvalet kağıdı rulosunu yeşil kartonla kapladım. Kurbağanın parçalarını kestik makasla ve nehir onları ruloya yapıştırdı.


Tabi Nehir onu o halde bırakmadı, süslemek istedi. Tuhaf bir isim koyduğu kurbağayı odasına götürdü (ismi hatırlamıyorum) , 5 dakika sonra beni çağırdığında karşılaştığım manzara buydu :



:))) _Saniye_

3 Eylül 2008 Çarşamba

KARTOPU (BENCE RAFFAELLO :) )

Tarif Portakalağacı 'ndan. Aylardır yapılmayı bekliyordu, nihayet yaptım ve çok beğendik. Tadı Ferrero'nun Raffaellosuna çok benziyor.
Aslında beyaz çikolataya batırmak istiyordum ama maalesef evde yoktu, bitter çikolataya batırdım, görüntüsü çok güzel olmadı bu yüzden. Ama nasılsa bundan sonra sık sık yapılacak, değişik şekillere bürünecektir :) Mesela ortasına badem,fındık veya antep fıstığı konulabilir.

Malzemeler:

- 3-4 su bardağı hindistan cevizi
- 1 su bardağı süttozu
- 3/4 su bardağı toz şeker
- 200 ml çiğ krema

Hepsini bir kapta yoğurup, buzdolabında 1 saat kadar beklettim. Daha sonra minik toplar haline getirip küçük kağıt kalıplara koydum.
1 gün sonra tadı daha da güzelleşmişti, 2 gün sonra 4 adet kalmıştı, onlar daha da güzeldi. Yani 1-2 gün önceden yapmakta fayda var :) _Saniye_

1 Eylül 2008 Pazartesi

HOŞGELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN


Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim Allah Teala yolunda bir gun oruc tutsa, Allah onunla ates arasına, genisligi sema ile arz arasini tutan bir hendek kilar.'' Tirmizi, Cihad 3, (1624).

“Oruçlunun uykusu ibadettir. Susması tesbihtir, amelleri misliyle kabul edilir, duası makbuldür, günahı affedilir.” buyuruyor Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz.

Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Her iftar vaktinde Allah tarafindan (cehennemden) azad edilen kimseler bulunur. Bu, (Ramazanin) her gecesinde olur."

Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden azat olmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.

''Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.''


27 Ağustos 2008 Çarşamba

KIYMALI DOLAMA BÖREK







Nihayet sahalara dönebildim:P

Geçen hafta annemleri ziyaretimizde yapmıştım bu böreği..uzun zamandır aile efradı tarafından istek alan dolama börek;domates ve salatalıkla akşam yemeği niyetine yendi o gün.Çok övgü aldığınıda belirtmeden geçemiycem:)Hatta bir tepside büzgü börek yaptım ;2 tepside bitti.Onun yapım aşamalarını çekme fırsatım olmadığı için yayınlamıyorum.Çünkü resim olmadan anlaşılması pek mümkün değil.Bir dahaki börek menüsünde onuda yayınlarım artık.

Annem açma hamurla yapardı eskiden dolama böreği,bense yufkadan yapmaya mahkumum her zaman(nedeni malum)Yufka çıktı mertlik bozuldu:)

Tarifin klasik börek tariflerinden pek farkı yok;

1 kilo yufka

2 yumurta


sosu:1/2 bardak süt,1/2bardak yoğurt,biraz sıvıyağ


içi:kıyma(miktarı hep göz kararı yapmışımdır sinoş kızma bana ama inan bilmiyorum,tahmini yarım kilo diyeyim bari; nolur nolmaz senden korkulur:)

1 soğan,karabiber,tuz,pul biber


iç malzemelerini pişirip kenarda soğumaya bırakıyoruz

yufkayı tezgaha seriyoruz ve sosu sürüyoruz;bir ucu diğeriinin yarısının üzerine gelecek şekilde kapatıyoruz yani tam kapatmıyoruz ,düz olan kısma kımayı koyuyoruz ve yuvarlıyoruz.

yuvarlak tepsiye yada düz tepsinin ortasına rulo şeklnde dolamaya başlıyoruz.Bu şekilde bütün yufkaları bitiriyoruz.

Üzerine ;kalan sosa 2 yumurta sarısı kırıp bu karışımı sürüyoruz.

190 derecede pişiriyoruz_Firuz_



16 Ağustos 2008 Cumartesi

ÇİLEKLİ KUPA

Resim çok kötü farkındayım, bu kadar kötü çekmeyi nasıl başardım bilmiyorum ama sırf bu yüzden eklemedim bekliyordu bir kenarda :)
Bu tarifi Defne Yaprağı'nda görüntüsüne hayran kalıp yapmıştım. Tarifi aynen uyguladım yalnızca damla sakızı katmadım. Bir de 10 dakika çırptım tarifteki gibi ancak sanırım 10 dakika çok geldi çünkü muhallebinin kıvamı lastik gibiydi, bir dahaki sefere maksimum 3 dakika çırpmayı planlıyorum :) Ama tadı çok güzeldi..

Yardımcım Nehir muhallebiyi karıştırdı, çok sevdiği için genellikle kınalı olan elleriyle :P
"Anneee seni resim çekerken çekebilir miyiiiim ? " :)) (Keşke tatlının resmini de o çekseydi, bundan daha iyi birşey çıkardı emin ortaya)
_Saniye_

11 Ağustos 2008 Pazartesi

GÜZEL ATLAR DİYARI :))




SİNEM'İN VENEDİK HATIRASI :)

Sinem 'im göndermiş bana bu anahtarlığı kargoyla. Birinci evlilik yıldönümlerini geçirdikleri Venedik'ten almış bu venedik maskesini, yanına çok güzel bir de not ekleyerek kargoya vermiş. Bayıldım maskeye, kullanmaya kıyamıyorum taşları falan düşer diye ama yine de taktım anahtarlarımı gözümün önünde olsun diye :) Tekrar çok çok çook teşekkür ederim Sinoşum :) _Saniye_

1 Ağustos 2008 Cuma

CEMRE'NİN KURABİYELERİ

Vee Cemre nihayet doğdu :) Cemre, eşimin kuzeni Serhat ve eşi İrem'in 3 gün önce dünyaya gelen bebişleri. Minnaaaacık daha, çok tatlı çok güzel bir bebek, resimdekinden çok daha güzel gerçekte maşallah...
Bu kurabiyeleri onun için yaptım, maalesef Kayseri'de bebek arabası, biberon gibi bebek için daha uygun olan kopatlardan bulamadığım için kalp şeklinde yapmaya karar verdim.


Kurabiyeleri pazartesi akşamı pişirdim, 2 ölçü hamurla 4 tepsi kurabiye çıktı. Onlar piştikten sonra şeker hamuru hazırladım yarım kilo. Ertesi gece süsleme işlemine geçtim ama bitiremedim, gece 2 olmuştu ve sabah 6 da kalkmak zorundaydım :) Çarşamba gecesi Cemre bebeği ve annesini hastanede ziyaret edip geldikten sonra geri kalan kurabiyeleri süsledim ve poşetledim. Perşembe yani dün ise iş dönüşü etiketleri zımbaladım,koliye yerleştirdim hepsini ve sahibine götürdük. Neyse ki bu kurabiyeler çok uzun süre tazeliğini koruyor (haftalarca), yoksa ben daha onları götürmeden bayatlayacaklardı :P

Cemre bebişimize ailesiyle birlikte uzun sağlıklı ömürler diliyorum... _Saniye_

30 Temmuz 2008 Çarşamba

İREM'İN DOĞUMGÜNÜ PASTASI



Bu pastayı İrem için yaptım http://iremcigim.blogspot.com/ İremcik için Funda annesi Kayseri'de bir erken doğumgünü partisi düşünmüş.
1 gün önceden çikolatalı ve kakaolu 2 adet pandispanyayı pişirdim (16cm ve 18cm lik kalıplarda).Ertesi gün kremasını hazırladım ve buzdolabına koydum soğuması için. Bu arada Funda geldi güleryüzlü İrem kız ile :) Bir taraftan sohbet ettik bir taraftan da pastayı yaptık, minik kalpleri Funda yaptı. Sohbet tabi her zamanki gibi okula kaydı :) Uykusuz geceler, proje teslimleri, Sinem'in Funda'yla Esra'yı nasıl çıldırttığı :P (aman Sinem duymasın) vs...

Vee bu pasta çıktı ortaya, resimden de anlaşıldığı gibi İremcik beğenmemiş olacak ki dönüp bakmadı bile, cep telefonu daha cazip geldi :) Ama annesi çok beğendiğini söyledi en azından, doğumgünü kutlamasından sonra telefonda görüştüğümüzde tadını da çok sevdiklerini söyleyince iyice içime sindi :) Doğumgünün kutlu olsun İrem, nice yıllara....

Resimdeki 3 farklı boyuttaki kalp kalıpları ve değişik pasta süslerini Funda benim için Konya'dan almış . O kadar çok işime yarayacaklar ki, hatta bu pastada kullandık bile. Çooook teşekkür ederim Funda :) _Saniye_

24 Temmuz 2008 Perşembe

FAALİYET 1 - TUZ HAMURU


Okullar tatile girdiğinden beri Nehir evde çok sıkılıyor, ya sürekli çizgi film izlemek istiyor ya da hiç durmadan kendisiyle oynamamızı. Kreşte hergün farklı bir faaliyet yapmaya alıştı ne de olsa, ben de düşündüm onun için napabilirim diye ve hergün olmasa da birkaç günde bir birlikte değişik bir faaliyet yapmaya karar verdim. Kendi kreş günlerimi kafamda canlandırarak onu eğlendirecek şeyleri bulacağım.
Kağıt katlayarak hayvanlar nesneler oluşturmak, tuz hamuru, ayakkabı bağlamayı öğretmek için kağıttan ayakkabı yapmak, yün iplerden bi çembere sararak değişik hayvanlar yapmak... Bunlar kendi çocukluğumdan en çok aklımda kalanlar, onları yaz tatili boyunca kızıma aktarmayı planlıyorum :)
Ve bunun ilki tuz hamuru.

-1 su bardağı un
-1/2 su bardağı tuz
-1 çorba kaşığı sıvıyağ
-yeterince su

Azar azar su katarak hamuru yoğurdum, orta sertlikte bir hamur elde etmek gerekiyor. Eğer su fazla kaçarsa ele yapışıyor ve hamura şekil vermek zorlaşıyor.

Fırın kağıdının üzerine koyduk hamuru ve Nehirle birlikte baykuş şekli verdik. Baykuşumuz orda dinlenirken biz Nehir'le birlikte büyük bir hızla antep fıstığı yemeye başladık :) Kabukları lazımdı çünkü :P
Antep fıstığı kabuklarıyla baykuşun kanatlarını göz çevresini kulaklarını ve pençelerini yaptık. Son olarak birer tane kayısı yedik ve onun çekirdeklerinden de gözlerini yaptık :) Bir de duvara asabilelim diye kürdan yardımıyla kafasına bir delik açtık.
Fırın tepsisine aktardım ve 200 derecede 20-30 dak kadar pişirdim. Kalınlığına göre süre değişecektir mutlaka. Ben sık sık kapağı açıp kontrol ettim sertleşmiş mi diye. İyice sertleşince fırını kapattım ancak bir süre içerisinde beklettim yine de baykuşumuzu.
Ertesi gün Nehir onu suluboyayla boyadı ve ben ona uygun bir yer ararken anne şuraya asalım nolur dedi, yani mutfağın kapı boşluğuna, astık çok da güzel durdu bence :) Vernik aldığımda üzerine vernik de geçeceğim ki pırıl pırıl olsun.

Son resmi Nehir çekti, neden hep sen çekiyorsun Baykuşumu ben de çekeceğim diyerek :)

_Saniye_

9 Temmuz 2008 Çarşamba

ŞEFTALİLİ KEK

Havuçlu kek yapmak üzere işe koyulup eklemelerle ortaya çıkan bir kek bu;
yazın sık yaptığım erikli ,şeftalili tarttan alıntılar var içerisinde.. Sonuçmu? herkesin beğenisini toplayan bir kek çıktı ortaya:)
kek malzemeleri:
3 yumurta
1 bardak süt
1/2 bardak sıvı yağ
1 bardak şeker
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 bardak havuç rendesi
un
üst malzeme:
3 şeftali
1 paket sıvı krema
3 kaşık pudra şekeri

kek malzemelerimizi çırpıyoruz ve yağlı kalıba döküyoruz.üzerine şeftalileri dilim dilim dizip 180 derece fırında yaklaşık yarım saat pişiriyoruz.Pişmeye yakın önceden karıştırdığımız krema ve pudra şekerini döküyoruz;5 dk sonra pastamız hazır..._Firuz_

3 Temmuz 2008 Perşembe

HAYIRLI KANDİLLER


Allah (c.c) katinda zamanlarin degerleri birbirine esittir. Ancak öyle zamanlar vardir ki o zamanlarda öyle hadiseler olurki, o vakte diger zaman dilimlerinden daha üstün bir deger kazandirir. Receb-i serîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi'de bu müstesna zamanlardan biridir. Cuma geceler böyle kiymetli vakitlerden biridir.Regaib Gecesi gibi iki kiymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kiymetli oluyor. Bu gece, yalvaris ve yakarislarin Yüce Mevla'ya sunuldugu ve O'nun rahmetinden af istenildigi umut, huzur ve müjde gecesidir.
Idrak ettigimiz mübarek Regaib Kandilsi vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düsünceleri kalplerimizden atalim. Ibadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularini frenleyelim. Gönül dünyamizi bulandiran haset, kin, düsmanlik gibi kötü duygulardan temizleyelim.
MÜBAREK KANDİLİMİZ HAYIRLARA VESİLE OLUR İNŞALLAH...

26 Haziran 2008 Perşembe

MİNİK KURABİYELER

Bu kurabiyeleri yapalı bayağı oldu aslında ama bloga henüz koyamamıştım. Kızımla birlikte yaptık.
Migros'da alışveriş yaparken Nehir her zamanki gibi dergileri incelerken bir çocuk dergisinin içinde oyun hamuru kalıplarını görünce üzerine atladı ve mecburen aldık tabi. Biraz da kendimi düşünüyordum açıkcası alırken :P Kalıplar minik minik ve tavşan-kuş-ağaçtan oluşuyor.

Gel senle kurabiye yapalım bunlarla dedim, kalıpları hamura kızım bastırdı, pişirdik ve soğuyunca ablamın getirdiği yazı boyalarıyla süsledik, daha doğrusu Nehir süsledi ben eli kaymasın diye destek oldum.

Resimde üstte görünen tüpler jel gıda boyaları, onları şeker hamuru renklendirirken kullanıyorum, mesela solmaz hemşire pastasının mavisini ve ten rengini (azıcık kırmızı ve çok az sarıyı karıştırarak) bu boyalarla yaptım.
Alttakiler ise yazı veya motif için kullanılan ve Türkçe'ye çevrilince "şeker yazısı" anlamına gelen tüp boyalar. Çok işime yarıyor bunlar, pastanın üzerine birşey yazacağım zaman özellikle. Çünkü hala harf kalıbım yok o yüzden şeker hamuruyla yazı yazamıyorum maalesef.

Kurabiye'nin tarifini vermiyorum çünkü hep aynı tarifi kullanıyorum. Pembeli kurabiyeler yazısındaki tarif :)

_Saniye_

13 Haziran 2008 Cuma

SOLMAZ HEMŞİRE PASTASI :)

Dün kuzenim Solmaz'ın doğumgünüydü. Ona bu pastayı süpriz olarak hazırladım. Kendisi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi kadın doğum bölümünde hemşire, o yüzden pastada kucağında yeni doğmuş bir bebek var :)
İnsan figürünü hala istediğim gibi yapamıyorum maalesef, daha güzel bir pasta yapmaktı niyetim ama bu pasta çıktı ortaya. Ama Solmaz'ı mutlu etmeye yetti, amacım da buydu zaten :)

İlk defa fındık krokanlı yapıyorum bir pastayı ve bence çok güzel bir tat veriyor, bundan sonra sık sık kullanacağım krokanı.
Bir de yeni aldığım kalıba değinmek istiyorum. Kaiser'in ayarlamalı kalıbı, harika birşey, keşke daha önce keşfetseymişim diyorum. 16 cm den 32 cm' e kadar büyüyor. Yani tek kalıpla çeşitli büyüklüklerde pandispanya yapabiliyorum artık. Pasta yapmaya meraklı olanlara tavsiye ederim :)

_Saniye_

Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur

MONTAİGNE