27 Ağustos 2008 Çarşamba

KIYMALI DOLAMA BÖREK







Nihayet sahalara dönebildim:P

Geçen hafta annemleri ziyaretimizde yapmıştım bu böreği..uzun zamandır aile efradı tarafından istek alan dolama börek;domates ve salatalıkla akşam yemeği niyetine yendi o gün.Çok övgü aldığınıda belirtmeden geçemiycem:)Hatta bir tepside büzgü börek yaptım ;2 tepside bitti.Onun yapım aşamalarını çekme fırsatım olmadığı için yayınlamıyorum.Çünkü resim olmadan anlaşılması pek mümkün değil.Bir dahaki börek menüsünde onuda yayınlarım artık.

Annem açma hamurla yapardı eskiden dolama böreği,bense yufkadan yapmaya mahkumum her zaman(nedeni malum)Yufka çıktı mertlik bozuldu:)

Tarifin klasik börek tariflerinden pek farkı yok;

1 kilo yufka

2 yumurta


sosu:1/2 bardak süt,1/2bardak yoğurt,biraz sıvıyağ


içi:kıyma(miktarı hep göz kararı yapmışımdır sinoş kızma bana ama inan bilmiyorum,tahmini yarım kilo diyeyim bari; nolur nolmaz senden korkulur:)

1 soğan,karabiber,tuz,pul biber


iç malzemelerini pişirip kenarda soğumaya bırakıyoruz

yufkayı tezgaha seriyoruz ve sosu sürüyoruz;bir ucu diğeriinin yarısının üzerine gelecek şekilde kapatıyoruz yani tam kapatmıyoruz ,düz olan kısma kımayı koyuyoruz ve yuvarlıyoruz.

yuvarlak tepsiye yada düz tepsinin ortasına rulo şeklnde dolamaya başlıyoruz.Bu şekilde bütün yufkaları bitiriyoruz.

Üzerine ;kalan sosa 2 yumurta sarısı kırıp bu karışımı sürüyoruz.

190 derecede pişiriyoruz_Firuz_



16 Ağustos 2008 Cumartesi

ÇİLEKLİ KUPA

Resim çok kötü farkındayım, bu kadar kötü çekmeyi nasıl başardım bilmiyorum ama sırf bu yüzden eklemedim bekliyordu bir kenarda :)
Bu tarifi Defne Yaprağı'nda görüntüsüne hayran kalıp yapmıştım. Tarifi aynen uyguladım yalnızca damla sakızı katmadım. Bir de 10 dakika çırptım tarifteki gibi ancak sanırım 10 dakika çok geldi çünkü muhallebinin kıvamı lastik gibiydi, bir dahaki sefere maksimum 3 dakika çırpmayı planlıyorum :) Ama tadı çok güzeldi..

Yardımcım Nehir muhallebiyi karıştırdı, çok sevdiği için genellikle kınalı olan elleriyle :P
"Anneee seni resim çekerken çekebilir miyiiiim ? " :)) (Keşke tatlının resmini de o çekseydi, bundan daha iyi birşey çıkardı emin ortaya)
_Saniye_

11 Ağustos 2008 Pazartesi

GÜZEL ATLAR DİYARI :))




SİNEM'İN VENEDİK HATIRASI :)

Sinem 'im göndermiş bana bu anahtarlığı kargoyla. Birinci evlilik yıldönümlerini geçirdikleri Venedik'ten almış bu venedik maskesini, yanına çok güzel bir de not ekleyerek kargoya vermiş. Bayıldım maskeye, kullanmaya kıyamıyorum taşları falan düşer diye ama yine de taktım anahtarlarımı gözümün önünde olsun diye :) Tekrar çok çok çook teşekkür ederim Sinoşum :) _Saniye_

1 Ağustos 2008 Cuma

CEMRE'NİN KURABİYELERİ

Vee Cemre nihayet doğdu :) Cemre, eşimin kuzeni Serhat ve eşi İrem'in 3 gün önce dünyaya gelen bebişleri. Minnaaaacık daha, çok tatlı çok güzel bir bebek, resimdekinden çok daha güzel gerçekte maşallah...
Bu kurabiyeleri onun için yaptım, maalesef Kayseri'de bebek arabası, biberon gibi bebek için daha uygun olan kopatlardan bulamadığım için kalp şeklinde yapmaya karar verdim.


Kurabiyeleri pazartesi akşamı pişirdim, 2 ölçü hamurla 4 tepsi kurabiye çıktı. Onlar piştikten sonra şeker hamuru hazırladım yarım kilo. Ertesi gece süsleme işlemine geçtim ama bitiremedim, gece 2 olmuştu ve sabah 6 da kalkmak zorundaydım :) Çarşamba gecesi Cemre bebeği ve annesini hastanede ziyaret edip geldikten sonra geri kalan kurabiyeleri süsledim ve poşetledim. Perşembe yani dün ise iş dönüşü etiketleri zımbaladım,koliye yerleştirdim hepsini ve sahibine götürdük. Neyse ki bu kurabiyeler çok uzun süre tazeliğini koruyor (haftalarca), yoksa ben daha onları götürmeden bayatlayacaklardı :P

Cemre bebişimize ailesiyle birlikte uzun sağlıklı ömürler diliyorum... _Saniye_

30 Temmuz 2008 Çarşamba

İREM'İN DOĞUMGÜNÜ PASTASI



Bu pastayı İrem için yaptım http://iremcigim.blogspot.com/ İremcik için Funda annesi Kayseri'de bir erken doğumgünü partisi düşünmüş.
1 gün önceden çikolatalı ve kakaolu 2 adet pandispanyayı pişirdim (16cm ve 18cm lik kalıplarda).Ertesi gün kremasını hazırladım ve buzdolabına koydum soğuması için. Bu arada Funda geldi güleryüzlü İrem kız ile :) Bir taraftan sohbet ettik bir taraftan da pastayı yaptık, minik kalpleri Funda yaptı. Sohbet tabi her zamanki gibi okula kaydı :) Uykusuz geceler, proje teslimleri, Sinem'in Funda'yla Esra'yı nasıl çıldırttığı :P (aman Sinem duymasın) vs...

Vee bu pasta çıktı ortaya, resimden de anlaşıldığı gibi İremcik beğenmemiş olacak ki dönüp bakmadı bile, cep telefonu daha cazip geldi :) Ama annesi çok beğendiğini söyledi en azından, doğumgünü kutlamasından sonra telefonda görüştüğümüzde tadını da çok sevdiklerini söyleyince iyice içime sindi :) Doğumgünün kutlu olsun İrem, nice yıllara....

Resimdeki 3 farklı boyuttaki kalp kalıpları ve değişik pasta süslerini Funda benim için Konya'dan almış . O kadar çok işime yarayacaklar ki, hatta bu pastada kullandık bile. Çooook teşekkür ederim Funda :) _Saniye_

24 Temmuz 2008 Perşembe

FAALİYET 1 - TUZ HAMURU


Okullar tatile girdiğinden beri Nehir evde çok sıkılıyor, ya sürekli çizgi film izlemek istiyor ya da hiç durmadan kendisiyle oynamamızı. Kreşte hergün farklı bir faaliyet yapmaya alıştı ne de olsa, ben de düşündüm onun için napabilirim diye ve hergün olmasa da birkaç günde bir birlikte değişik bir faaliyet yapmaya karar verdim. Kendi kreş günlerimi kafamda canlandırarak onu eğlendirecek şeyleri bulacağım.
Kağıt katlayarak hayvanlar nesneler oluşturmak, tuz hamuru, ayakkabı bağlamayı öğretmek için kağıttan ayakkabı yapmak, yün iplerden bi çembere sararak değişik hayvanlar yapmak... Bunlar kendi çocukluğumdan en çok aklımda kalanlar, onları yaz tatili boyunca kızıma aktarmayı planlıyorum :)
Ve bunun ilki tuz hamuru.

-1 su bardağı un
-1/2 su bardağı tuz
-1 çorba kaşığı sıvıyağ
-yeterince su

Azar azar su katarak hamuru yoğurdum, orta sertlikte bir hamur elde etmek gerekiyor. Eğer su fazla kaçarsa ele yapışıyor ve hamura şekil vermek zorlaşıyor.

Fırın kağıdının üzerine koyduk hamuru ve Nehirle birlikte baykuş şekli verdik. Baykuşumuz orda dinlenirken biz Nehir'le birlikte büyük bir hızla antep fıstığı yemeye başladık :) Kabukları lazımdı çünkü :P
Antep fıstığı kabuklarıyla baykuşun kanatlarını göz çevresini kulaklarını ve pençelerini yaptık. Son olarak birer tane kayısı yedik ve onun çekirdeklerinden de gözlerini yaptık :) Bir de duvara asabilelim diye kürdan yardımıyla kafasına bir delik açtık.
Fırın tepsisine aktardım ve 200 derecede 20-30 dak kadar pişirdim. Kalınlığına göre süre değişecektir mutlaka. Ben sık sık kapağı açıp kontrol ettim sertleşmiş mi diye. İyice sertleşince fırını kapattım ancak bir süre içerisinde beklettim yine de baykuşumuzu.
Ertesi gün Nehir onu suluboyayla boyadı ve ben ona uygun bir yer ararken anne şuraya asalım nolur dedi, yani mutfağın kapı boşluğuna, astık çok da güzel durdu bence :) Vernik aldığımda üzerine vernik de geçeceğim ki pırıl pırıl olsun.

Son resmi Nehir çekti, neden hep sen çekiyorsun Baykuşumu ben de çekeceğim diyerek :)

_Saniye_

9 Temmuz 2008 Çarşamba

ŞEFTALİLİ KEK

Havuçlu kek yapmak üzere işe koyulup eklemelerle ortaya çıkan bir kek bu;
yazın sık yaptığım erikli ,şeftalili tarttan alıntılar var içerisinde.. Sonuçmu? herkesin beğenisini toplayan bir kek çıktı ortaya:)
kek malzemeleri:
3 yumurta
1 bardak süt
1/2 bardak sıvı yağ
1 bardak şeker
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 bardak havuç rendesi
un
üst malzeme:
3 şeftali
1 paket sıvı krema
3 kaşık pudra şekeri

kek malzemelerimizi çırpıyoruz ve yağlı kalıba döküyoruz.üzerine şeftalileri dilim dilim dizip 180 derece fırında yaklaşık yarım saat pişiriyoruz.Pişmeye yakın önceden karıştırdığımız krema ve pudra şekerini döküyoruz;5 dk sonra pastamız hazır..._Firuz_

3 Temmuz 2008 Perşembe

HAYIRLI KANDİLLER


Allah (c.c) katinda zamanlarin degerleri birbirine esittir. Ancak öyle zamanlar vardir ki o zamanlarda öyle hadiseler olurki, o vakte diger zaman dilimlerinden daha üstün bir deger kazandirir. Receb-i serîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi'de bu müstesna zamanlardan biridir. Cuma geceler böyle kiymetli vakitlerden biridir.Regaib Gecesi gibi iki kiymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kiymetli oluyor. Bu gece, yalvaris ve yakarislarin Yüce Mevla'ya sunuldugu ve O'nun rahmetinden af istenildigi umut, huzur ve müjde gecesidir.
Idrak ettigimiz mübarek Regaib Kandilsi vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düsünceleri kalplerimizden atalim. Ibadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularini frenleyelim. Gönül dünyamizi bulandiran haset, kin, düsmanlik gibi kötü duygulardan temizleyelim.
MÜBAREK KANDİLİMİZ HAYIRLARA VESİLE OLUR İNŞALLAH...

26 Haziran 2008 Perşembe

MİNİK KURABİYELER

Bu kurabiyeleri yapalı bayağı oldu aslında ama bloga henüz koyamamıştım. Kızımla birlikte yaptık.
Migros'da alışveriş yaparken Nehir her zamanki gibi dergileri incelerken bir çocuk dergisinin içinde oyun hamuru kalıplarını görünce üzerine atladı ve mecburen aldık tabi. Biraz da kendimi düşünüyordum açıkcası alırken :P Kalıplar minik minik ve tavşan-kuş-ağaçtan oluşuyor.

Gel senle kurabiye yapalım bunlarla dedim, kalıpları hamura kızım bastırdı, pişirdik ve soğuyunca ablamın getirdiği yazı boyalarıyla süsledik, daha doğrusu Nehir süsledi ben eli kaymasın diye destek oldum.

Resimde üstte görünen tüpler jel gıda boyaları, onları şeker hamuru renklendirirken kullanıyorum, mesela solmaz hemşire pastasının mavisini ve ten rengini (azıcık kırmızı ve çok az sarıyı karıştırarak) bu boyalarla yaptım.
Alttakiler ise yazı veya motif için kullanılan ve Türkçe'ye çevrilince "şeker yazısı" anlamına gelen tüp boyalar. Çok işime yarıyor bunlar, pastanın üzerine birşey yazacağım zaman özellikle. Çünkü hala harf kalıbım yok o yüzden şeker hamuruyla yazı yazamıyorum maalesef.

Kurabiye'nin tarifini vermiyorum çünkü hep aynı tarifi kullanıyorum. Pembeli kurabiyeler yazısındaki tarif :)

_Saniye_


small business home business
Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur

MONTAİGNE