29 Nisan 2008 Salı

KARA KIZ KÖFTESİ




Bu köfteyi defne yaprağının sitesinde görmüştüm hamileyken resmi çok iştah kabartıcıydı o gün bugündür yapmak istiyodum.Yaptım ve gerçekten lezzetininde harika olduğunu görünce yemek listeme kattım:)ölçüleri azzaltarak uyguladım.

2 su bardağı köftelik bulgur

yarım su bardağı irmik

yarım su bardağı un

1 yumurta(ben koymayı unutmuşum)

kimyon,karabiber,pul biber,nane,tuz

sosu:sıvıyağ,2 domates,biber salçası,2-3 diş sarımsak,pul biber ,karabiber,kimyon


Bulgur ve irmiği bir kapta üzerini örtecek kadar su döküp üzerini kapatıp 20 dk bekletiyoruz.Yumurta,un ve baharatları ekleyip yoğuruyoruz.Fındık büyüklüğüğnde parçalar koparıp yuvarlıyoruz ve serçe parmağımızla ortasına hafif çukur açıyoruz.Yarım saat tuzlu suda pişiriyoruz.sosunu başka bir kapta hazırlıyoruz.sıvıyağda sarımsakları biraz çeviriyoruz,domatesi atıp birkaç dakikada onu pişiriyoruz .Biber salçasını baharatları katıp pişiriyoruz.Pişen köfteleri geniş bir kaba alıp bu köftelerle iyice karıştırıyoruz.Maydonozla süslüyoruz.

26 Nisan 2008 Cumartesi

NİSA CİVCİVİMİZ....

Geçen hafta Samsun'dan gelen halamız, Nehir pazarda civcivleri görüp çok sevince bitanesini almış hediye olarak. Adını Nisa koydu, Nisa'ya babamız daha büyük bir kutu hazırladı suyunu ve yemini koyduk içine. Durmadan öten civcivimiz 2 gün önce ötmez oldu, saatler geçtikçe hareket de etmez oldu.
Nehir anladı tabi bir terslik olduğunu. Daha önce onu çok uyarmıştım eline alma diye ama çok sevdiği için dayanamıyordu alıyordu eline. Şimdi Firuz'dan öğrendim ki civcivler kesinlikle ele alınmamalıymış :(
Anne hasta civcivim dedi ve hüzün çökmeye başladı yüzüne, artık Nisa ayaklarının üstünde bile duramıyordu can çekişiyordu. Nehir ağlamaya başladı ve onu susturamadım. Ne yapacağımı bilemedim ama kandırmamam gerektiğini de biliyordum. O çok hasta kızım ölecek dedim. Hiç susmadı en sonunda dayanamadık ağlamasına, bir şekilde onu oyaladık ve babaannemiz sakladı kutuyu.
Öldü dedim. Ne zaman öleceğimiz belli değil, ölüm kavramıyla bir hayvan vesilesiyle tanışması daha iyi olur diye düşündüm ve kandırmadım onu. Bahçeye indirdim, buraya gömdük işte dedim, hala durmadan ağlıyordu, bahçeden dakikalarca çiçek toplayıp koydu toprağa, vedalaştı Nisasıyla. Yeni civciv alırız dedi yakınlarımız ama ben buna karşı çıktım, ve bugün internette bulduğum bir yazıyı okuyunca doğru hareket ettiğimi farkettim:
Evcil bir hayvanın ölümü, ölüm kavramını çocuğa açıklamak için iyi bir fırsat olabilir. Çocuğun yaşadığı duygular saygıyla karşılanmalı, tüm aile üzüntüsünü dile getirerek bir tören içerisinde hayvan evden uzaklaştırılmalıdır. Hemen yeni bir hayvan alınmayarak çocuğun kavramları geliştirmesine olanak sağlanmalı ve anı anlamına gelecek ritüel bir davranışa izin verilmeli, hatta teşvik edilmelidir.

Bunlar da anneannemizin daha önceden aldığı balıklar, Nehir'in gözbebekleri :) Onlara bizim isimlerimizi vermiş. İki japon balığı biziz, yani anne ve baba. Küçük siyah olan ise Nehir..
Onlar da çok uzun süre yaşamayacak şüphesiz, ama civcivin acısını atlatmadan birşey olmaz inşallah... _Saniye_


24 Nisan 2008 Perşembe

23 NİSAN


Bu sene 23 Nisan'ın bambaşka bir anlamı vardı bizim için. Kızımızı sahnede izledik ilk defa.

Asker kıyafetiyle "Asker, Atatürk nerede?" sorusuna cevap verirken, 1 haftadır bizim ve öğretmeninin tüm çabalarına rağmen 'nefesimde' değil de 'nesefimde' deyişi bile bizim için hoş bir anı olarak kalacak...

Kendi çocukluğumda 23 Nisan'da sahnede şiir okurken bile bu kadar heyecanlanmamışımdır herhalde. Çok güzel bir duyguydu, yavrumuz biz hala bebek gibi görsek de 4 yaşına girmiş ve sahnedeydi... Herkesin geçmiş 23 Nisan'ı kutlu olsun... _Saniye_

22 Nisan 2008 Salı

TAZE HİNDİSTAN CEVİZLİ KEK

Geçen hafta aldığımız Hindistan cevizini nasıl değerlendirebilirim diye internette gezinirken bu tarife rastladım. Şimdi Link vermek için o blogu tekrar aradım ama bulamadım :( Blogun ismini de hatırlayamadım.

Malzemeler:
- 3 yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- 3/4 su bardağı sıvıyağ
- 3/4 su bardağı süt
- 2 buçuk su bardağı un
- 2 yemek kaşığı mısır nişastası
- 3/4 su bardağı rendelenmiş hindistan cevizi
- 1/2 limon suyu
- 2 yemek kaşığı kakao
- kabartma tozu ve vanilya

Şekerle yumurtayı çırpıyoruz. Un, mısır nişastası, kabartma tozu ve vanilyayı karıştırıp eliyoruz. Limon suyu ve sütü karıştırıyoruz. Yumurta şeker karışımına bunları da ekleyip kaşıkla karıştırıp yarısını kek kalıbına döküyoruz, diğer yarısına kakaoyu ekleyip karıştırıyoruz, onu da kalıba döküp kaşıkla zigzag çiziyoruz. Önceden ısıtılmış 170-180 derecedeki fırına sürüyoruz. _Saniye_

17 Nisan 2008 Perşembe

TENCERE PİZZASI




Saniyenin pizza tarifini görünce,ne zamandır bekleyen tarifim geldi aklıma:)Buda pizzanın farklı bir versiyonu,mayasız ve ocakta pişen türü..Bu tarifi yıllar önce Elif Karlı'nın yemek programında görüp almıştım,çok pratik ve çok lezzetli ..Pizzanın pişmiş hali maalesef yok ,o kadar acıkmıştıkki çekmek aklıma bile gelmedi:)


3 türk kahvesi fincanı un

1 türk kahvesi fincanı yoğurt

1 yumurta

2 yemek kaşığı sıvıyağ

1 çay kaşığı kabartma tozu

biraz tuz


üstüne sürmek için 2 yemek kaşığı ketçap

salam,sosis,sucuk,mantar,zeytin,kaşar....

bütün hamur malzemesini karıştırıp yoğurun .Hamur cıvık bir hamur oluyo.Kapaklı teflon tencere yada tavanızı yağlayın ve hamuru yayın,üst malzemelerini koyun ve 15 -20 dk kapağı hiç açmadan kısık ateşte pişirin._Firuz_

15 Nisan 2008 Salı

PİZZA (MANTARI VE MISIRI UNUTULMUŞ OLAN :) )


İlk Pizza denememdi bu, ve tam istedğim yumuşaklıkta bir hamur elde ettim. daha önce bloglardan pizza hamurunu araştırdım ama herkesin farklı farklı yaptığını görünce kendim uydurdum malzemeleri ve miktarlarını.
Bence pizzanın olmazsa olmazı olan mantar ve mısırı da unutmasam daha iyi olacaktı tabii, çok acele ettiğimden oldu sanırım :)


Malzemeler: ( 4 adet küçük boy pizza çıktı)

3 bardak un

yarım çay bardağı sıvıyağ

1 çay bardağı süt

1 paket toz maya

1 tatlı kaşığı tuz

1 yemek kaşığı toz şeker

Aldığı kadar su


Hamuru yoğurup mayalanması için üstünü örttüm. Bu arada 2 domatesi soydum ve olabildiği kadar minik doğradım. Bir tavaya azcık zeytinyağı koydum ve domatesleri pişirdim, suyunu çekince biraz su kattım ve blenderla iyice karıltırdım homojen olana kadar. 1 tatlı kaşığı kadar kekik ve biraz tuz ekleyip biraz daha pişirdim. Kıvamı hazır domates soslarınınki gibi olana kadar pişirdim.


Salam, sosis, biber ve zeytin doğradım, kaşarı rendeledim.


Hamuru 4 bezeye böldüm ve her birini elimle yaklaşık 3 mm kalınlığında yuvarlak açtım. (Bu işlemi yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinin üzerinde yaptım sonra taşıması zor olur diye).Bir tepsiye 2 pizza sığdı.Üstlerine domates sosundan sürdüm ve kaşarları serptim. Diğer malzemeleri de serpiştirdikten sonra 220 derecedeki fırına sürdüm.


Pişmesi yaklaşık 10 dak. sürdü, yani 4 adet pizza 20 dak içinde hazır olmuş oldu. Servis esnasında biz çok sevdiğimiz için mayonez ve ketçap döktüm. :) _Saniye_

14 Nisan 2008 Pazartesi

TAVUK VE SOSİSLİ BROKOLİ VEE EN SEVDİĞİM SALATA

Brokoliyi değişik şekillerde pişirme denemelerim devam ediyor :)
Bu defa tavuk butları düdüklüde sosislerle birlikte az suda pişirdim. Kapağını açtıktan sonra brokolileri ekledim ve 5 dak daha pişirdim. Baharat olarak sadece tuzot kullandım.


Yanına bu salatayı yaptım.
Marul-domates-soğan-salatalık-domates-maydonoz-mor lahana-mısır-zeytinyağı-nar ekşisi... _Saniye_

10 Nisan 2008 Perşembe

BANYOLU BUZLUK BÖREĞİ




Uzun bir aradan sonra yine burdayım:)Saniyenin yoğun ısrarları üzerine yoğun bebek bakım tempomun arasında yapıp yayınlamaya karar verdiğim bir börek:)(bildiğimiz yufka böreği aslında ama ufak tefek püffleri var:)Bu böreği yapıp dondurucuya atıyorum. Misafiriniz geldiği zaman hemen çıkarıp çözülmeden üzerine yumurta sürüp fırına verebilirsiniz.
İlk olarak yufkanın üzerine erittiğimiz tereyağını sürüyoruz ve yufkayı 8 eşit üçgene bölüyoruz.Peynirli içimizi koyup(ben beyaz peynirle kaşarı karıştırıyorum)rulo şeklinde sarıyoruz.sardığımız ruloları suya batırıp çekiyoruz ve tepsiye diziyoruz.derin dondurucuda tepsiyi koyup donduruyoruz.Börekler donunca tepsiden alıp buzdolabı poşetlerine doldurup tekrar dondurucuya atıyorum.misafir geldiği zaman hemen çıkartıp çözdürmeden!! üzerine yumurta sarısı sürüp pişiriyorum....Firuz..



9 Nisan 2008 Çarşamba

PANNA COTTA

Ya bu Dr.Oetker neler yapıyor böyle.. :) Geçen hafta markette yine pasta malzemelerini incelerken rastladım Panna Cotta' ya. Yeni çıkmış olmalı, merak ettim ve hemen aldım, haftasonu da denedim. Çok beğendik tadını, hem çok lezzetli hem de hafif bir tatlı.

Yapımı ise çook çok kolay, sadece süt ve süt kreması tencerede kaynatılıyor, toz karışım ekleniyor ve paketin içinden çıkan karton kalıba dökülüyor. Buzdolabında soğuttuktan sonra dilimleniyor ve yine paketten çıkan böğürtlen sosu ile servis ediliyor.

Evde her zaman bulunduracağım ben bundan sonra, acil durumlarda yapmak için :)

_Saniye_

8 Nisan 2008 Salı

İSKENDER KEBABI


İskender tarifini daha önce sevgili Bengisu 'nun blogunda görmüştüm. Aynen onun tarifini uyguladım, sadece sosuna birazcık karabiber ekledim :) Bence dışarda yediğimiz İskenderlerden çok daha iyi oldu :) Teşekkürler Bengisu, bundan sonra hep yapacağım bu yemeği..


_Saniye_

2 Nisan 2008 Çarşamba

TAVUKLU KREP




Bu güzel lezzeti geçen yıl Firuz'dan öğrendim. Tarifi yazarken hatam olursa düzelt lütfen Firuz :) İçini görüntülemeyi unutmuşum maalesef, kaşarların da kızarması gerekiyordu ama bekleyemedim..


Malzemeler:


Krep için:

-1 su bardağı süt

-1 çay bardağı sıvıyağ

-2 yumurta

-tuz

-Un (ölçüsüz ekliyorum unu, koyu ayran kıvamında olacak)


Harcı için:

-2 parça tavuk göğüs fileto veya kalçalı but

-1 kavanoz garnitür (küçük boy)

-1 çay bardağı konserve mısır (tercihe bağlı)

-1 adet soğan

-sıvıyağ

-kekik

-tuz


Ayrıca:

-Beşamel sos

-kaşar peyniri


Tavuğu minik minik doğruyoruz, soğanı doğrayıp sıvıyağda kavuruyoruz. Pembeleşince tavuğu ilave ediyoruz. Pişmeye yakın garnitürü ve mısırı ekliyoruz, baharatları da ekleyip 3-4 dakika sonra ocağı kapatıyoruz.

Daha önceden hazırladığımız kreplerin içine ılımış harçtan koyup bohça şekline getirip 2-3 kürdanla tutturuyoruz açılmaması için. Rulo da yapılabilir ama bohça şeklinde olduğunda harcının dökülme riski olmuyor. Hepsini bitirince yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz (bu tarifle yaklaşık 5-6 adet çıkıyor).

Servis etmeye yakın (yarım saat önce) beşamel sosu hazırlıyoruz ve kreplerin üzerine sürüyoruz bolca. En üstlerine kaşar dilimlerini de koyduktan sonra 220-240 derecedeki fırına sürüyoruz. Kaşarlar hafif kızarınca çıkarıp sıcak sıcak servis ediyoruz.

Fırında fazla kalmamasına dikkat etmek gerekiyor. Ben bir defasında unutmuştum, kaşarlar çok güzel kızarmıştı ama krepler incelip kurumuştu :) _Saniye_
Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur

MONTAİGNE