30 Ocak 2008 Çarşamba

DAVET

- Tavuklu Makarna Salatası
- Rulo Muhallebi
- Muhammaralı Kanepeler
- Royal İcing li Kurabiyeler
- Patatesli Rulo Börek


Görümcem Duygu ile gece yarısı kurabiyeleri süslerken :) Ama hiç de fena olmadılar :P

24 Ocak 2008 Perşembe

FIRINDA SOMON


Omega-3 düzenli olarak kullanıldığında çarpıcı bir biçimde kandaki kolesterol (LDL kolesterol seviyesini düşürürken, HDL seviyesinin artmasına yardım eder.) ve trigliserid seviyesini düşürür ve normal değerde tutar. Kanı inceltir ve damar içinde pıhtılaşmasını engeller. Kan basıncını (tansiyon) düzenler. Kalp krizi riskini azaltır. Yüksek miktarda alınan yağlı ve proteinli yiyeceklere rağmen, damar sertliği oluşumunu yavaşlatır. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve cildi güzelleştirir. Yaşlılık etkilerini geciktirir.Omega-3 yağ asitleri, Eskimo' lar üzerinde inceleme yapan araştırmacılar tarafından keşfedilmiştir. Bu insanların, yüksek miktarda yağlı ve proteinli yiyecek tüketmelerine rağmen, çok nadiren damar sertliğinden veya kalp hastalıklarından şikayetci oldukları görülmüştür. Omega -3 en fazla somon balığında bulunmaktadır.
Bu kadar tıbbi bilginin ardından somon tarifine geçeyim:)
Dilimlenmiş somonları tepsiye yerleştirip;biraz zeytinyağı,karabiber,pul biber,limon suyu,tuz,susam ve çörekotunu(bu kez katmayı unutmuşum ama siz mutlaka ekleyin) karıştırıp somonların üzerine sürüyoruz.En üstede az az tereyağ parçaları koyuyoruz.200 derecede yaklaşık yarım saat pişiriyoruz.(eskiden sarımsak katardım ama artık kullanmıyorum balıklarda,midemi rahatsız ediyor,tercih sizin) _Firuz_

21 Ocak 2008 Pazartesi

MEHMET' İN DOĞUM GÜNÜ PASTASI

Dün Serhat ve İrem'in oğulları Mehmet'in doğum günüydü. Bu pastayı İremle birlikte bir gün öncesinde onun için yaptık. Bayağı yorucu bir 4 saat geçirdik, hayal ettiğimiz gibi bir araba çıkaramadık ortaya ama yine de emeğimize değdi bence, özellikle de herkes pastanın tadını çok beğenince... Renginin sarı kırmızı olmasının nedeni ise malum :)



İrem' in annesi Ferhan Teyzenin meşhur çiğ köftesinin tadı damağımızda kaldı. Bir anda karar verildi ve yarım saat içinde yaptı :) Tarifini alır almaz ekleyeceğim. _Saniye_

17 Ocak 2008 Perşembe

MUHAMMARA


Hatay yöresine ait bir lezzet sanırım muhammara.Çemen tadında ekmek üzerine sürülerek yenilen misafirlerinize ikram edebileceğiniz yada kahvaltılarınıza renk katacak bir lezzet...Hazırlama süresi en fazla 15 dk.Kavanoza koyup dolabınızda 1-2 ay saklayabilirsiniz.
1 su bardağı ceviz(yarısı iyi ezilmiş,yarısı ağıza gelecek şekilde)
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı tatlı biber salçası
yarım yemek kaşığı acı biber salçası(toz acı biberde olur)
2 kaşık yoğurt
2 yemek kaşığı zeytinyağı
2 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı kimyon
1 çay kaşığı karabiber
2 dilim ekmek içi(ıslatıp ufalanmış)
tuz(miktarı salçanızın tuzuna göre ayarlayın)
1 yemek kaşığı nar ekşisi
1 yemek kaşığı limon suyu
çok az kekik

Bütün malzemeyi karıştırın,tost ekmeği yada normal ekmek dilimlerine sürüp ikram edebilirsiniz._Firuz_

15 Ocak 2008 Salı

PORTAKALLI KEK

Son zamanlarda yediğim en güzel kek diyebilirim.Geçen gün ziyaretine gittiğim bir arkadaşım yapmış portakallı keki.Eve gelince hemen denedim.Çok hoş bir aroması var.Bundan sonra favorilerim arasına girmeye hak kazandı :)

3 yumurta
7 çorba kaşığı şeker
7 çorba kaşığı un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 portakal kabuğu rendesi
1 portakalın suyu

şurubu:3 portakalın suyu,1portakal kabuğu rendesi,7 çorba kaşığı şeker

Yumurta,7 ç.k şeker ve portakal kabuklarını krema kıvamında olacak şekilde çırpıyoruz.İçine 1 portakalın suyunu,elenmiş unu ve kabartma tozunu ekleyip karıştırın.Küçük yağlı bir kalıba dökün.180 derecede 30-40 dk pişirin(kürdan batırma yöntemiyle ayarlayın süreyi ;fırına göre değişebiliyo) fırından çıkınca soğutun ve ters çevirin..
Şurup malzemesini kaynatın.Çok sıcak olan şurubun üçte birini soğumuş kekin ters çevirdiğiniz kısmına dökün.Tekrar düz tarafını çevirin ve şurubun hepsini üzerine dökün. 1 saat kadar dinlenip şurupla özleşmesi daha iyi oluyor.
_Firuz_

14 Ocak 2008 Pazartesi

PATLICANLI KUZU GÜVEÇ


Malzemeler:
Kuşbaşı Kuzu Eti
Patlıcan
Soğan
Domates Salçası
Toz Biber
Zeytinyağı
Karabiber
Kekik
Tuz
Kaşar Peyniri

Patlıcanları soyup ufak ufak dilimliyoruz ve tuzlu suda bekletiyoruz. Eti ve soğanı tavada zeytinyağıyla biraz kavuruyoruz. Yaklaşık 15 dakikada suda beklemiş olan patlıcanların suyunu süzüp ete ekliyoruz. Baharatları ve salçayı da ekleyip biraz daha kavuruyoruz, biraz su katıp karıştırıyoruz ve güveç kaplarına dağıtıyoruz. Güveçlerin üzerini alüminyum folyoyla iyice kapatıp 220-230 derecedeki fırına sürüyoruz. En az yarım saat pişiriyoruz. Fırının alt rafına bir tepsi koymakta fayda var çünkü folyonun kenarlarından yemeğin suyu sızıp fırına damlayabilir. Yarım saat sonra folyoyu kenarından biraz açıp pişip pişmediğine bakıyoruz, eğer pişmişse folyoları çıkarıp her güvecin üzerine birer büyük dilim kaşar peyniri koyup eriyene kadar fırında bekletiyoruz. _Saniye_

12 Ocak 2008 Cumartesi

ESKİ DOSTLAAAARRR...

Bu blogu açarken amacımız arkadaşlarımızla birlikte herşeyimizi paylaşmak ve böylece mesafeleri kısaltmaktı. Nasıl oldu anlamadık ama yemek blogu olarak kaldık sadece :) Şeytanın bacağını kırayım bugün. Resmin sağındaki Funda, kucağımdaki minik ise onun 5 aylık kızı İrem. http://iremcigim.blogspot.com/ Funda üniversiteden arkadaşımız, mimarlıkta alt sınıfımızdı, aynı zamanda yurtta da oda komşumuzdu. Bi ortak noktamız da ikimizin de kayserili olması :) Ama Funda Konya da evlendi ve orda yaşıyor. Bayramdan önce Kayseri ye geldi ve bana da uğradı. 6 sene olmuştu görüşmeyeli, umarım ara bu kadar uzamaz bir daha :) İremciğe doyamadık... Sinem iyi bak iyiii :P

6 Ocak 2008 Pazar

ÇÖKELEK KAVURMASI

Çökelek kavurması kahvaltı sofralarımızın;özellikle pazar kahvaltılarının favorilerindendir.Bazıları yörük kavurması olarak bilir. Annanemlerden, babannemlerden kalma bir alışkanlık olarak her hafta mutlaka kahvaltıda olması gereken lezzetlerdendir.Çökelek yerine lor yada az yağlı peynirde kullanabilirsiniz.Yada çökelekle peyniri karıştırıp kavurabilirsiniz.Kısaca tarifinden bahsedeyim:1 adet yeşil biber ve 1 adet kırmızı biberi minik minik doğruyoruz ve sıvıyağda biraz çeviriyoruz.(dilerseniz birazda havuç rendesi katabilirsiniz ben vitamin açısından zengin olsun diye ekliyorum ama orjinalinde havuç yok)İçerisine doğradığımız 1 adet orta boy soğanı atıyoruz.Soğan ve biberler kavrulunca 2 adet domatesi doğrayıp ocaktaki karışıma ekliyoruz.Domateslerde pişince 1 tatlı kaşığı toz yemeklik biber katıp karıştırıyoruz ve çökeleği yada loru ekliyoruz.çökeleğide 5-6 dk kavuruyoruz,karabiber ekleyip ; en son maydonozunu atıp ocaktan alıyoruz.Dilerseniz üzerine yumurta kırıp yiyebilirsiniz.Bu kavurmayı babannem şebitlerin(biz bazlama deriz ama bizim bazlamalarımız çok ince olur yufkadan biraz kalın:)bazlamaların içerisine sarardı ; tüm aile toplandığında en büyük zevkimiz çay eşliğinde babannemin sıkmalarından yemekti(adına sıkma denir buralarda)Ne çok konuştum:)Herkese afiyet olsun... -Firuz_

2 Ocak 2008 Çarşamba

YAYLA ÇORBASI

Yaz kış sık sık yaptığım;kokusunda ve tadında pek çok anı saklı olan yayla çorbası;benim gibi pek çok kişininde sofralarının vazgeçilmezidir heralde..Yapılışı itibariyle yöreden yöreye farklılık gösterdiğini duymuştum.Yayla çorbasındaki tek önemli nokta yoğurdun kesilmeden pişmesini sağlamaktır.Ben ilk olarak pirinçleri az suda haşlıyorum.Diğer taraftan yoğurt yumurta, çok az nane(yüzünede dökeceğimiz için bu kısımda az koyuyorum),çok az pulbiber,karabiberi karıştırıp çırpıyorum ve içerisine biraz sıcak su karıştırıp yoğurdun ılımasını sağlıyorum.Bu karışımı ocaktaki haşlanmış olan pirincin üzerine döküyorum ve sürekli karıştırarak bir iki taşım kaynatıyorum(çok kaynarsa yoğurt kesilir)Birde yoğurdun kesilmemesi için tuzunu en son katıyorum.Tavada tereyağını kokusu çıkana kadar eritip nane katıyoruz ve çorbanın üzerine döküyoruz. _Firuz_
Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur

MONTAİGNE